Olimpiyat Şampiyonu Gibi Hedef Belirleme - sporyoneticiligi.com

Olimpiyat Şampiyonu Gibi Hedef Belirleme

Olimpiyat Şampiyonu Gibi Hedef Belirleme

Hemen her olimpiyat atleti, aynı hedefi paylaşır: altın madalyayı kazanmak. Ama, spor psikologlarının yaptıkları araştırma, ilginç bir sonuç vermiştir: En motive olmuş ve başarılı atletler, son derece özel bir yolla hedeflerini belirlerler. Bu yol, yalnızca tek bir büyük hedef koymaktan çok daha kesin ve detaylıdır.
En iyi haber: Hepimiz, günlük yaşamımızda daha fazla motivasyon, başarı ve kişisel gelişim için, seçkin atletlerin hedef belirleme stratejilerinden faydalanabiliriz.
İşte size en önemli kural: Büyük ve uzun vadeli hedefler yerine belli bir konuya yönelik, zorlu ve kısa vadeli hedefler belirleyin. Sonra da psikolojik çaba ve dikkatinizin daha büyük bir kısmını bu kısa vadeli hedeflere yoğunlaştırın.
Her sabah kalktığında altın madalyayı (ya da Süper Kupa’yı ya da Dünya Kupası’nı) hedefleyen bir atlet, çok çabuk bunalıma girecektir. Motivasyonu azalacaktır. Bu kişi, merak etmeye başlayacaktır: Buradan oraya nasıl ulaşabilirim? Bu başarı düzeyi, benim için gerçekten mümkün mü? Spor psikolojisi uzmanları, şunları söylüyorlar: “Her gün sürekli uzun vadeli hedeflere odaklanmak, genellikle üretkenliği önler. Bu odak, çok fazla geleceğe yöneliktir ve atleti nihai başarıya ulaşmak için gerekli ara adımları tamamlamaktan alıkoyar.”
Kısa vadeli hedeflere odaklandığınızda ne olur? Pozitif psikoloji (mutlu ve başarılı insanlara yönelik bilimsel çalışma) alanında yapılan son araştırmalara göre çok şey; şunlar da dahil…
•Daha fazla performans, başarı ve motivasyon
•Başarıya ulaşma ve yaşamda değişiklikler yapma ihtimalinin artması
•Kişisel gelişim çabalarını başlatma ve sürdürmede daha fazla başarı sağlanması
•Daha güçlü bir özgüven ve bireysel yararlılık hissi
•Özellikle ters giden işlerin ardından daha fazla kararlılık ve ısrar
•Konuyla ilgili olarak daha çok zevk alma ve içten ilgi duyma
Kısa vadeli hedefler belirlemediğinizde ya da uzun vadeli hedeflere çok fazla odaklandığınızda ne olur? Ben buna “hedefleri yanlış eşleştirmek” diyorum. Bu durum, psikolojik açıdan, harika bir düşük motivasyon, erteleme ve derin düşünce reçetesidir; hedefleri düşünür, ama bir türlü eyleme geçmezsiniz. Bu durum ayrıca, genel mutsuzluk, kişisel gelişme konusunda başarısız girişimler ve başarı eksikliğinin de reçetesidir. Uzun vadeli hedeflerine çok fazla odaklanan insanlar, bu hedefleri daha zor, daha baskı dolu ve daha az eğlenceli olarak değerlendirirler. Öte yandan, kısa vadeli hedefleri, onlara daha az motive edici, konuyla daha az ilgili ve daha az tatmin edici görünür.
Hedeflerin yanlış eşleştirilmesi psikolojisinden uzak durup kısa vadeli hedefler psikolojisini başarıyla kim kullanabilir? Yine, pozitif psikoloji araştırması, aşağıdakilerin de dahil olduğu pek çok örnek sunar:
•Yukarıda tanımlandığı gibi, başarılı ve motive olmuş atletler
•Başarılı öğrenciler. Stanford Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, matematikte zorluk çeken öğrencilerin kısa vadeli hedeflere odaklanarak, yalnızca notlarını değil, motivasyon ve psikolojik durumlarını da iyileştirdikleri görüldü.
•İş dünyası ve orduda başarılı liderler. Etkili liderler, karmaşık işleri ya da görevleri daha küçük, “minicik” alt görevler halinde “bölümlere ayırırlar”.
•Kararlarına sadık kalanlar. Yeni Yıl kararlarını alanların % 20’sinden azı karar larına sadık kalır. Motivasyonlarını ve kişisel gelişim çabalarını sürdürmelerinde temel başarı stratejilerinden biri de kısa vadeli hedeflere odaklanmaktır.
•Mutlu insanlar. Yaşamlarından en çok tatmin olan insanlar, kısa vadede önem taşıyan, eğlenceli ve orta derecede zorlu hedeflere doğru yol alanlardır.
Günlük yaşamınızda daha fazla motivasyon, başarı ve kişisel gelişim sağlamak için kısa vadeli hedeflerin gücünden yararlanmak kolaydır. Yeter ki hedefleri “çok fazla kısa vadeli” yaparak aşırıya kaçmayın. Örneğin, kendilerinden genel aylık plan ve hedefler belirlemeleri istenen öğrenciler, kendilerinden belli bir konuda günlük planlar yapmaları istenen öğrencilere göre daha iyi performans gösterirler. Çalışmaya daha çok vakit ayırırlar, daha verimli çalışırlar, işleri daha az ertelerler ve daha iyi notlar alırlar. Aylık planlama yapanlar, hedeflerine ulaşmak üzere strateji geliştirme konusunda daha esnek hareket edebilirler. Daha çok başarı ve kişisel gelişim sağlarlar; çünkü bir bakıma “kısa sürede” daha kolay uyum gösterirler ve değişen koşullardan daha az “etkilenirler”. Günlük planlama yapan biri, koşullardan çabuk etkilenir ve günlük hedeflerini ulaşılamaz olarak görür. Bu da hayal kırıklığı ve motivasyon kaybı ile sonuçlanır. Genel planlama yapanlar, daha fazla planlama yapmanın keyfine varırlar ve kişisel gelişim yoluyla yaşamlarını tasarlama imkanı bulurlar. Öte yandan, belli bir konuda planlama yapanlar, yaşamlarının randevu defterleri ve kişisel dijital ajandaları tarafından kontrol edildiğini hissederler.
Sonuç: Haftalık ya da aylık hedefler belirleyin. Bir yandan bu hedeflere ulaşmak için girişken bir tavır izlerken, bir yandan da bunlara nasıl ulaşabileceğiniz konusunda kendinize esneklik tanıyın. Bunu yaptığınızda, performans ve motivasyonunuzda maksimum artış kaydetmekle kalmayacak, başarı ve kişisel gelişim çabalarınızı da geliştireceksiniz. Ve bir olimpiyat şampiyonu gibi hedef belirlemek için başarı psikolojisinden yararlanıyor olacaksınız.
Yazar: Stephen Kraus

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir