İdari Yargı - sporyoneticiligi.com

İdari Yargı

idari yargı

İdari Yargı

  • Ekim 12, 2010
  • 0 yorum

İDARİ YARGI VİZE

İDARENİN DENETLENMESİ
–         İdarenin durumunu değerlendirmek, aksayan yönleri saptamak için çeşitli denetim yolları vardır.
–         Bu denetim yönetsel kuruluşlar ve yönetim dışındakilerle yapılabilir.
–         Yönetsel kuruluşla yapılana; yönetsel denetim
–         Yargı organıyla yapılana; siyasal denetim
–         Kamu kuruşuyla yapılana; kamusal denetim
–         125. madde gereği her türlü eylem ve işleme karşı yargı yolu açıktır.
YÖNETSEL DENETİM
–         Bir kamu kuruluşunun kendi kurumlarını denetlemesi ( hiyerarşik ) denetim
–         Başka bir kamu kuruluşu tarafından denetlenmesi ( vesayet )denetim
–         Ayrıca Sayıştay, Yüksek denetleme kurulu vs. denetlemesi de vesayet denetimdir.
SİYASAL DENETİM
– Yasama organının siyasal otorite yeni hükümeti gen soru, meclis soruşturması
denetlenmesidir.
– Gen soru ; Güven oyu tazelemesidir.Güven oyu tekrar olmazsa hükümet düşer.
YARGI DENETİMİ
– Yönetimin yargılanmasıdır.
– Denetim fonksiyonlarının asıl ve etkin şekilde ortaya koyduğu denetimdir.
– Hukuk devleti anlayışının zorunlu bir öğesi ve sonucudur.
YARGI SİSTEMİNDE UYGULANAN SİSTEMLER
a) Yargı Birliği Sistemi: İdarenin yargı denetimi adalet mahkemelerince yapılır.
b) Yönetsel Yargı Sistemi: İdarenin yargısal denetimi yönetsel mahkemelerce yapılır.
YÖNETSEL YARGI SİSTEMİ

1.Danıştay Biçiminde Örgütlenme
-Yönetsel yargı başında Danıştay kurulu bulunur.
-Danıştay yargı görevinin yanı sıra yönetsel görevleri de yapar.
2.Mahkeme Biçiminde Örgütlenme
-Yönetsel yarı görevleri adalet mahkemeleri dışında yer alan tam bir        mahkeme niteliğe sahip kuruluşlarca yürütülür.
-Yönetsel mahkeme adını almaktadır.
-Başında yüksek yönetim mahkemesi bulunur.



TÜRKİYEDEKİ YÖNETSEL YARGININ ÖZELLİKLERİ
–         Dayanağı anayasadır.
–         Danıştay biçiminde örgütlenmiştir.
–         Genel görev ilkesi benimsenmiştir.
–         Yönetsel işlemin iptalı yada doğan haksızlık dava edilebilir.
–         İki dereceli olarak örgütlenmiştir.
–         Genel görevli mahkemeler; İdare mahkemeleri
–         Özel görevli mahkemeler; Danıştay ve Vergi mahkemeleri
–         İki yüksek mahkeme vardır. ( Danıştay ve AYİM )
–         Sayıştay özel görevli mahkemesinin kararlarına karşı idari yargıya başvurulamaz.
DANIŞTAY
a) Yargı Görevleri
– İlk derece mahkemesi olarak açılan davaları karara bağlar.
– İdare mahkemesine itiraz yoluyla gidilemeyen kararları ve birinci derece mahkemelerinin vermiş olduğu kararları temyiz yolu olarak inceler ve karara bağlar.
– Yönetsel yargı arasında çıkan görev ve içtihat bakımından birliği sağlamak için içtihat’ı birleştirme kararı alır.
b) Danıştay’ı Oluşturan Kurullar
– Kurul olarak çalışır.
– 2 yönetsel, 8 yargısal 10 daireden oluşur.
-Yargısal görevler, 8 dava dairesi, idare dava dairsi, genel kurul, vergi dava dairsi.içtihat’ı birleştirme kurulu tarafından yerine getirilir.
c) Danıştay’daki Görevler
– Yargı görevleri 2 grupta toplanır;
1. grup; Danıştay başkanı,daire başkanları, üyeler,ve başsavcı oluşturur.
2. grubu; tektik hakimleri ve savcılar oluşturur.
– Birinci gruptakiler anayasanın sağladığı güvenceye sahiptirler.
– Danıştay üyeliğinde seçim; Danıştay da baş olan üyeliklerin 4/3 hakimler ve savcılar yüksek kurulunu 4/1 ve diğer yönetsel görevlere bulunanlar arasından Cumhurbaşkanınca yapılır.
– Üyelerin dairelere ayrılması Danıştay Başkanlık kurulunca yapılır.
– Danıştay başkanı, Başsavcı, Daire başkanları ve Başkan vekilleri  Danıştay üyeleri arasından , Danıştay kurulunca 4 yılda bir seçilir
– Tetkik hakimleri ve savcılar ise 5 yıl hizmet etmiş yönetsel yargı hakimleri arasından, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından atanır.

BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ
–         Bölgenin coğrafi ve iş durumuna göre; içişleri, maliye ve gümrük bakanlıklarının görüşleri alınarak Adalet Bakanlığınca kurulur ve yargı çevrelerini belirler.
–          Bir başkan ve iki üyeden oluşur.
–          İdare ve vergi mahkemelerinin verdiği kararlara karşı yapılan itirazları inceler.Bu mahkemeler arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını inceler ve kesin karara bağlar.
–         Üye tam sayısı ile toplanır ve oy çokluğuyla karar alır.
İDARE VE VERGİ MAHKEMELERİ
–         Kuruluş ve yargı çevreleri; içişleri, maliye ve gümrük bakanlıklarının görüşleri alınarak Adalet Bakanlığınca belirlenir
–         Bir başkan ve iki tam üyeden oluşur.
–         İptal ve tam yargı davalarına bakarlar.
–         Üye tam sayısı ile toplanır oy çokluğuyla karar alır.
ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ
–         Yönetsel yargı alanında ikinci yüksek mahkemedir.
–         Asker olmayan kişilerce tesis edilmiş fakat askeri işlere ilişkin idare eylem ve işlemlerden doğan uyuşmazlıkları ilk ve son derce mahkemesi olarak yargı denetimi yapar.
–         Uyuşmazlıklarda ilgilinin asker şartı aranmaz.
–         AYİM kararlarını yerine getirmeyen idare alehine açılan yargı davaları da bu mahkemenin görevleri arasındadır.
–         AYİM görevlerini kabul biçiminde çalışarak yerine getirir.
–         Daireler, daireler kurulu ve genel kuruldan oluşur.
–         AYİM başkan ve üyeleri, başsavcı yargıç statüsündedir.
–         İki çeşit üye vardır.1.grup; yarbay ve albaylardan oluşan kurmay subaylar, 2.grup; en az yarbay rütbesindeki birinci sınıf askeri yargıçlar
–         Yargıç sınıfından olmayanlar Genel Kurmay Başkanı 3 kat aday arasından, askeri yargıç sınıfından olanlar AYİM kurulunun salt çoğunluğuyla 3 kat aday arasından Cumhurbaşkanınca seçilir.
SAYIŞTAY
–         Anayasal kuruldur. Mali denetim organı olarak çalışır. Özel yönetsel yargı kuruluşudur.
–         Kurul olarak çalışır. Daireler, Temyiz kurulu ve Genel kuruldan oluşur.
–         Sayıştay’ın yargı kararları kesindir.
–         Buna karşın başka yargı kurumuna başvurulamaz.
–         Hesaplar yargılanırken 3 aşamadan geçirilir.
a) 1.aşama; Denetçiler eliyle hesapları inceler raporla Sayıştay’a sunar. Buna ön inceleme aşaması denir.
b) 2.aşama; İlgili hesaplar savcının görüşüyle dairede yargılanır. Buna yargılama aşaması denir.
c) 3.aşama; Daire kararı Temyiz kurulunda inceler. Burada karar onaylanır ya da bozulur. Dairede bu karara uymak zorundadır. Buna temyiz aşaması denir.
KAMUOYU DENETİMİ VE OMBUDSMAN
–         Kamuoyu oluşturarak bir denetim ortaya koyarlar.
Ombudsman; Genel olarak yasama organı tarafından görevlendirilip bağımsız olarak hareket ederler. Direkt olarak bir yaptırım güçleri yoktur. Hazırladıkları ve şikayet edilen konuları raporla meclise sunup meclis denetiminin harekete geçmesini sağlarlar.






























İDARİ YARGI FİNAL

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
Yönetsel yargı ile adli yargı arasında çıkabilecek görev uyuşmazlıklarının                         giderilmesi için kurulmuş yüksek mahkemenin görev alanı geniştir.
1. Hem hukuk alanında hem de ceza alanındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarına bakar.
2. Yargıtay, Danıştay, AYİM mahkemesi yargıçlarından oluşan karma bir kuruluştur.
3. 12 asıl, 12 yedek üyeden oluşur.
4. Hukuk ve ceza bölümleri vardır.
5. Her bölüm bir başkan ve 6 üyeden oluşur.
6. Birlikte toplanmaları genel kurulu oluşturur.
7. Üyeler Yargıtay ve Danıştay tarafından gösterilecek adaylar arasından hakimler ve savcılar yüksek kurulunca, askeri Yargıtay ve askeri yüksek idare mahkemesi tarafından gösterilecek adaylar arasından cumhurbaşkanınca seçilir.
8. Başkanlık anayasa mahkemesi tarafından kendi asil ve üyeleri arasından görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır.
9. Başkan ve üyeler 4 yıl için seçilir.
GÖREV UYUŞMAZLIKLARI

A) Olumlu Görev Uyuşmazlığı

  • Konusu ve sebebi aynı olan davalarda bu yargı yerlerinin her ikisinin de      kendilerini görevli sayan kararlar almaları durumudur.
  • Olumlu görev uyuşmazlığı çıkarma yetkisi adli yargıda; cumhuriyet başsavcısında, yönetsel yargıda; Danıştay başsavcısında, askeri yönetsel yargıda ise; AYİM başsavcısındadır.
  • Başsavcılar kendiliğinden harekete geçemezler.
  • 15 gün içerisinde uyuşmazlık çıkartılma isteği dilekçesini  gerekli mahkemeye sunar. Buna göre ya görevsizlik kararı verir ya da durumu uyuşmazlık mahkemesine bildirir.


B) Olumsuz Görev Uyuşmazlığı

  • En az ikisinin tarafları nedeni aynı olan davada karşılıklı olarak birbirlerini görevli saymalarından dolayı kendilerini görevsiz saymaları ve bu yolda verdikleri kararın kesinleşmiş olması gerekir.
  • Uyuşmazlığın giderilmesi kural olarak davacı tarafından olur.
  • Son görevsizlik kararını veren mahkemeye dilekçe ile başvurulur.
  • Konu doğrudan uyuşmazlık mahkemesine gönderilir.
  • Uyuşmazlık mahkemesi görevli mahkemeyi belirleyerek ilgili mahkemeye bildirir. Görevli mahkeme davaya bakar.


HÜKÜM UYUŞMAZLIĞI

  • Adli askeri ve yönetsel yargı yerlerinden en az ikisi tarafından görevle ilgili olmaksızın aynı konuyu ve aynı sebebe ilişkin taraflardan en az biri aynı olan kesinleşmiş kararlar arasındaki çelişkinin bir hakkın yerine getirilmesini engelleyecek nitelikte olması durumunda hüküm uyuşmazlığından söze edilir.
  • Ceza davalarında da hüküm uyuşmazlığı olabilir.
  • Hüküm uyuşmazlığının giderilmesi taraflar yada ilgili makam tarafından  uyuşmazlık mahkemesinden istenebilir.
  • Mahkeme ilk ve son derece mahkemesi olarak ilgili kararları inceler ve karar verir. Bu karar kesindir. Kanun yollarına başvurulamaz, düzeltme talep edilemez.
  • Ceza davalarındaki hüküm uyuşmazlığında ise uyuşmazlık mahkemesi için esasını karara bağlayamaz. Hangisinin uyuşmazlığı gidereceğine karar verir.

İDARİ YARGI DAVALARI
1) İptal Davası

  • Yönetimin hukuka aykırı iptal edilmesinin talep edildiği davadır.
  • İptal davası açabilmek yönetim tarafından bir haksızlık yapılmış olması gerekmez ve iptal davası yönetsel yargıya özgü bir dava türüdür.
  • İptal davası ile yönetimin işlemlerinin yerindeliği denetlenemez. Sadece işlemin tamamının ya da bir kısmının iptali talep edilir.
  • Yönetsel işlemin iptali 2 aşamada gerçekleşir. Birinci aşama; ön koşullar aşamasıdır. Bunlar;

Görev:
–         Dava görevli mahkemeye açılmış olmalıdır.
–         Kanunda başka bir yer gösterilmemişse genel görevli mahkeme idare ve vergi mahkemeleridir.
–         İptal davası görev alanına girmeyen mahkemede açılmışsa görevsizlik kararı verilir.
–         Görevsizlik kararının kesinleşmesini izleyen 30 gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir.
–         Konu:
–         İptal davasının konusu yönetsel işlemlerdir.
–         Yönetsel işlemin iptal edilmesi için yönetsel başvuru yollarının tüketilmiş olması gerekir.
Davacı:
–         Bütün davalarda genel kural olan kurallara uymalı dava açabilme yeteneğine sahip olmalıdır.
–         Medeni hakları kullanma yeteneğine sahip olan kişiler dava açabilir.
–         Ayrıca özel ve tüzel kişilerde dava açabilir.
Davalı:
–         Dava kural olarak bir hasıma açılır.
–         İptal davasında yönetsel işlemi yapan yönetimdir.
–         Kişiler ve kamu görevlileri hasım gösterilemez.
–         Bu durumda yargı yanlışı kendiliğinden düzeltir.
Süre:
–         İptal davalarında yasa da ayrıca bir düzenleme yoksa idare mahkemeleri ve Danıştay da 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür.
–         Dava sürecinde açılıp açılmadığı kamu düzeninle ilgili olduğundan mahkeme kendiliğinden inceler.
Biçim:
–         Yasanın biçim koşullarına uyulmalıdır.
–         İmzalı bir dilekçe ile dava açılır.
–         Dava dilekçesi ön görülen koşullara uygun değilse reddedilir. 30 gün süre içinde eksiklikler tamamlanarak tekrar mahkemeye başvurulur.
İkinci Aşama; İptal davasının öze ilişkin koşullarıdır. Ön koşullar yönünden eksikliği bulunmayan davanın özünün incelenmesi yapılır. Bu aşamada yönetsel işlem konu, sebep, maksat vs yönlerinden hukuka aykırı olabilir. Bunlara iptal sebepleri denir.
Yetki Yönünden; Yönetim gücünü yasadan alır. 3 türü vardır. Yer yönünden, zaman yönünden, konu yönünden.
Biçim Yönünden; Tüm yönetsel işlemler kanun tarafından bir biçime ve yapılış şekline bağlanmıştır.
Neden Yönünden; Yönetsel işlemler idarece bir nedene bağlanmıştır.
Kamu Yönünden; Doğuracağı sonuca konu denir. Yönetsel işlemin doğuracağı yani konu yasalarla önceden belirlenmiştir. Bu yönüyle medeni hukuk işlemlerinden ayrılır.
Amaç Yönünden; Yönetsel işlemim kamu yararı dışında ya da yasanın belirttiği amaç dışında başka bir amaç için kullanılmaz.

İptal Davasının Doğuracağı Sonuçlar
1) İptal davasının reddedilmesi: İptal davasının gerek ön koşullar gerekse içerik yönünden reddedilmesi 3. kişileri bağlamaz. 3. kişiler isterlerse aynı karara iptal davası açabilirler.
2) İptal kararının verilmesi: İptal kararı verilmesi üzerine yargıç yönetimin yerine geçerek  kendisi hukuka uygun bir karar alamaz. İptal edilen karar ister genel ister özel olsun önce davanın taraflarını etkiler. İptal kararı genel nitelikte ise davaya taraf olmasa da bu işlemle ilgili olmayan 3. kişileri de etkiler.
3) İptal kararının yerine getirilme zorunluluğu: Yönetim yargı yerinin iptal kararını yerine getirmek zorundadır. Yargı kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde işlem yapmayan manevi tazminat davası açılabilir. Yargı kararı yerine getirilmiyor ise adli yargıda tazminat davası açılabilir. Kararların yönetime tebliği tarihinden itibaren yönetim yasal gecikme faizi öder.





TAM YARGI DAVALARI
Yönetsel yargı alanında edim davası niteliğindeki davadır. Bu dava ile yönetim hukuku alanında ihlal edilmiş bir hakkın yerine getirilmesi veya zararın giderilmesi sağlanır.

Tam Yargı ve İptal Davalarının Karşılaştırılması
1. İptal davarlına yönetsel davalar konu olurken, tam yargı davalarına  yönetsel eylemeler ve yönetsel sözleşmelerde konu olur.
2. Davacı iptal davası ile sadece yönetsel işlemin iptalini talep edilirken, tam yargı davasında bir hakkın yerine getirilmesini, bir hakka yapılan saldırının durdurulmasını yada zararının giderilmesi talep edilir.
3. Tam yargı davalarında dava açabilmek için bir hakkın talep edilmiş olması gerekir.
4. İptal davasında yönetsel işlemin hukuka aykırı olup olmadığına karar verilir. Tam yargı davasında ise bir hakkın çiğnenmesinden dolayı yönetimin bir edimde bulunup bulunmayacağına karar verir.
5. İptal davasında iptal edilen yönetsel işlemle ilgisi olan herkes yararlanır. Tam yargı davasının sonucu ise ancak davanın tarafları için geçerlidir.
Yürütmenin Durdurulması
–         Yürütmenin durdurulması özellikle iptal davaları açısından önem arz eder.
–         Dava sonuçlana kadar bireyi yönetsel işlemlere karşı korumak gerekir.
–         Mahkeme yürütmenin durdurulması kararı vermişse, esas hakkında karar verene kadar eski durumun devamı sağlanır.
–         İptal davasında söz konusu işlem dava sonuçlana kadar uygulanması ertelenir.
–         Yürütmenin durdurulması bir ara karar niteliğindedir. Bu yönüyle temyiz edilemez.
–         Bir kereye mahsus olmak üzere 7 gün içerisinde yasada belirtilen yargı yerlerine itirazda bulunabilir.
–         İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
Yürütmenin durdurulması kararının verilmesi için 2 koşulun  birlikte gerçekleşmesi gerekir;
1. Dava konusunda yönetsel kararın uygulanması telafisi güç veya imkansız durumların ortaya çıkmasına ya da hiç değilse ağır bir zararın doğmasına neden olabilecek nitelikteyse.
2. İşlem açıkça hukuka aykırı ise ya da bu aykırılık yüzeysel olarak mahkemece gözlenebiliyorsa yönetme ilişkin koşullar;
a) Dava açılmadan yürütmenin durdurulması istenemez.
b) Yürütmenin durdurulması kararı verilen kararlar öncelikli olarak incelenir.
c) Yürütmenin durdurulması istem üzerine verilir. Mahkeme bu kararı gerekçeli olarak verir.
d) Bazı durulmalarda idari işlemim iptal edilmesi idareyi zarara uğratabilir. Taraftan teminat isteyebilir. Bu bir zorunluluk değildir. Mahkemeye bırakılmıştır.

Yasa Yolları
–         Davanın taraflarına tanınmış hukuksal yollardır.
–         Yanlış olarak verildiği ileri sürülen yargı kararlarının yeniden incelenmesi ve değiştirilmesi sağlanır.
–         2 gruba ayrılır. Birinci grup; olağan yasa yolları olan temyiz ve kararın düzeltilmesi yolları, ikinci grup ise; yargılanmanın yenilenmesi denilen olağanüstü yasa yoludur.
–         Olağan yasa yolları mahkemelerin vermiş oldukları kararların kesinleşmesini engeller.
–         Mahkemece verilmiş nihai karar yasa süreci içinde olağan yoluna başvurmamakla yada başvurmakla beraber istek reddedilmiş olmakla kesinleşir.
–         Olağanüstü yasa yolunda ise kesinleşmiş kararın değiştirilmesi sağlanır.
Temyiz
–         Olağan yasa yollarından en önemlisidir.
–         Kural olan 1. derece mahkemesinin vermiş olduğu nihai kararın hukuka uygunluğunu denetler.
–         Temyiz Nedenleri; Temyiz yeri ilk derece mahkemesinin görev ve yetki dışında bir ise bakmış olmasına, hukuka aykırı karar vermiş olmasına, usul hükümlerine uymamış olmasına bakar.
–         Temyize ancak davanın tarafları başvurabilir.
–         Temyiz süresi ilk derece mahkemesinin nihai kararlarının tebliğinden itibaren 30 gündür.
–         Temyiz edilen karar kısmen onaylanıp kısmen bozulacağı gibi tamamen de bozulup yada onarılabilir.
–         Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda verilen bozma kararlarında dairenin direnme hakkı yoktur.
–         Danıştay’ın görev konusuna giren bir konu yanlışlıkla mahkemece karar verilmişse Danıştay’ın  kararı görev yönünden bozar ve kendisi karar verir.
–         Temyiz incelemesi sırasında kararda düzeltilmesi mümkün maddi hatalar ve yanlışlıklar varsa Danıştay bunları düzeltebilir.
–         İdari vergi mahkemelerinin bulunduğu yargı çerçevesinde bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir. Bu bir temyiz incelemesidir.
Kanun Yararına Temyiz
–         Danıştay Başsavcısı 1.derece mahkemelerinin vermiş olduğu ve temyiz incelenmesinden geçmeden kesinleşmiş kararlarından hukuk düzenine ters hukuka aykırı sonuçlar doğuran kararları ya ilgili bakanlığın istemi üzerine ya da kendiliğinden kanun yararına temyiz edilir.
–         Kesinleşmiş  bir yargı kararının kanun yararına bozulabilmesi için hukuka aykırı bir sonuç doğurması gerekir.
–         Başsavcı tarafından yapılan temyiz istemi Danıştay’ca uygun görülürse karar kanun yararına bozulur.
–         Ancak bu bozma kararı kararın hukuksal sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
–         Kanun yararına bozma kararları resmi gazetede yayınlanır.
Kararın Düzeltilmesi
–         Belirli bir süre içerisinde yasada belirtilen nedenlerden dolayı nihai olarak verilmiş bir yargı kararının yeniden gözden geçirilmesi sağlanmaya çalışılır.
–         Yasa kararın düzeltilmesi yolunu sınırlı tutmuştur.
–         Danıştay; bölge idare mahkemelerinin itirazı üzerine vermiş olduğu kararlara karşı bu yolu açmıştır.
Kararın Düzeltilmesi Nedenleri
–         Bir kararda birbirine aykırı hükümler bulunması
–         Kararın usul ve kanuna aykırı olması
–         Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların karardan karşılanmamış olması
–         Düzeltme 15 gün içerisinde bir dilekçe ile ilgili mahkemeye yapılır
Yargılanmanın Yenilenmesi
–         Bir takım nedenlerden dolayı  karar yanlış olduğu halde kesinleşmişse gerçeğe uymasa da hukuksal gerçek olarak kabul edilir.
–         Bu durumlarda yasa yolu olarak yargılanmanın yenilenmesi kabul edilmiştir. Bu nedenler;
1.     Karara esas olarak alınan belgenin sahteliğinin saptanmış olması.
2.     Karara esas olarak alınan bir yargı kararının başka bir yargı kararı ile ortadan kalkmış olması.
3.     Bilir kişinin kasıtlı olarak gerçeğe aykırı hareket ettiğinin saptanmış olması.
4.     Lehine karar verilmiş olanın, karara etkisi olan bir hilede bulunmuş olması
5.     Vekil ya da yasal temsilci olmayan kimseler önünde davaya bakılmış olması.
6.     Yargı kararının çekilmesi gereken yargıçların katılımı ile alınmış olması.
.

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir